Saçlı
baş derisi
Evet, bu başlık ne demek diye kendinize sormuş olabilirsiniz.
İlk gördüğümde ben de öyle düşünmüştüm.
Yıl 1988, Kuaför Meslek Lisesi'nin ilk yılı ve “saç tasarım” dersinin ilk konularında
bu ifadeyle karşılaşmıştım. Oysa babamın Şişli'deki salonunda saç yıkamaya başlamış,
hatta yavaş yavaş örgü örmeye başlamıştım ve zor bela babamı ikna edip Kuaför Meslek
Lisesi'ne yazılmıştım. İyi ki de yazılmışım... Yoksa sağlıklı bir saçın sağlıklı
“saçlı baş derisi”nde var olduğunu öğrenemezdim.
Hatta bir dersimiz vardı, adı "estetik". Hocamız bize ilk ders "Estetik nedir?"
diye sordu ve hepimiz birbirimize bakıp 'ameliyat' dedik; fakat bütün bir yıl başımıza
büyük bir bela aldığımızı sonradan anladık. Neden mi? Tam 8 ay boyunca estetiğin
tanımını yazdık ve sınavda sorulan soruların hepsi yazdıklarımızdan çıktığından,
doğal olarak yazmayanlar direkt gümlüyorlardı. Anlayacağınız, estetiğin kitabını
yazdık!
Bir de kuaförlüğün tarihi dersi vardı ki, içinde savaş yoktu belki ama 'saçın yüksek
ayağa oturtulması dönemi' çok sevindirici ve önemli bir buluşmuş o zaman anladım.
Tüm bu teknik detaydan sonra saçı taramak veya yıkamak çok anlamsız gelse de işlemler
bittiğinde ortaya çıkan güzellikler ve en önemlisi size minnet duyan insanlara verdiğim
hizmet çok keyifli ve kazançlı bir işmiş onu anladım. Artık hem sevdiğim bir işi
yapıp, her gün kendimi yenilemeye çalışıyordum; hem de harçlığımı çıkartıyordum.
Akşamları babamla beraber Şişli- XXXX arasını mutlaka yürüyerek gidiyorduk ve o
gün yaptığımız saçları etüd ediyorduk. Hatalar, doğrular... Hizmet kalitesi ve zanaat
sanıldığı gibi yüksek bedellerle satın alınmıyormuş. Bunu gördüm ve daha büyük yerlerde
çalışıp herkesin gelmek isteyeceği bir salon açmaya karar verdim.
Hedefimse çok komikti: Dünyanın en iyi kuaförü olmak…
Askerliğimi Isparta'da kuaför ve müzisyen olarak yaptıktan sonra İstanbul'da bir
dönem şoförlük bile yaptım ama gördüm ki içinde doğup büyüdüğüm kuaförlük mesleği
benim tek çıkış yolummuş ve hemen ardından bir arkadaşım vasıtası ile zamanın en
popüler salonu DİBA'da çalışmaya başladım. Salon sahibi olarak karşımda sabancı
ailesinden Şevket Bey'in kızı Sayın Sadıka SABANCI vardı. İş disiplini ve çalışma
ihtiyacı olan, kendisine saygılı bu insan, benim hayatımda mesleğimi en gelişmiş
imkanlarla icra etmemi sağlayan kişi olarak yer edinmişti.
97 yılında Fenerbahçe'de açılan bu salon, 250 m2 ve 60 kişinin çalıştığı son derece
lüks otelleri andıran bir mekana dönüşmüştü. Uluslararası seminerlerin, performans
eğitimlerinin verildiği ve en önemlisi kariyer yapmam için bulunmaz bir fırsat olan
bu mekanda çok zorlandım; ama iş hayatımın çakalları ile uğraşırken mesleki yeteneğimi
geliştirdiğimi şimdi daha çok fark edebiliyorum.
Zaman içinde Sadıka Hanım'ın DİBA salonlarının işletmesini terk etmesi ile azalan
kalite ve yenilenme, şimdilerde kulağıma gelen ve beni üzen bir başka gelişmedir.
3-4 yıl çalıştığım bu salon, kişi çıkar çatışmaları içinde olduğu bir sırada beni
kaybetmişti. Ben de hemen ardından EBİL'de çalışmaya başlamıştım. Müşterilerimin
hiçbiri beni yalnız bırakmamıştı. 3-4 yıl sonunda ortaklıkla gelen ve kendime güvenimi
sağlamlaştırmasıyla oluşan kalite beni kendi salonumu açmaya, ekibimi kurmaya ve
ismimi duyurmaya sevk etmişti.
Bugün Bağdat Caddesi'nde, 30 kişilik ekibimle, 500m2'lik kuaför ve güzellik merkezindeyim.
Teknolojik ve estetik açıdan en son trendleri takip eden iyi bir ekibiz.. Çocuk
oyun parkımız, kafemiz, sıcak makasla saç kesimi, keratin kaynak (8 ay garantili),
gelin odaları ile konuşulan bir mekana sahibiz..
Amacımız güzellik ...
Misyonumuz özellik...
Ben İlker Yavrutürk.
info@ilkeryavruturk.com
e-posta adresime
göndereceğiniz sorularınızı bekliyorum.
Siz konuyu seçin, ben bilgi vereyim.
Belki bilmiyorsunuzdur, bendeniz Cemil İpekçi ile Fransız Sokağı'nda V.I.P
hizmet veren butik bir salon açmış bulunuyorum. Bu mekanda saç yaptırmak bir keyif.
Siz de bu özel mekana gelebilir, anılarınıza anı katabilirsiniz.. Bunun için yapmanız
gerekenleri bu sayfalarda bulacaksınız. Yerimiz Fransız Sokağı, Gitane Cafe.
Web sitemizde de trendi takip edebilir, hayalinizdeki uzun saçlara 1 saatte nasıl
sahip olacağınızı, ya da saçlarınızı garantili nasıl düzleştirebileceğinizi öğrenebilirsiniz...
İlker YAVRUTÜRK
Geri Dön